Sevgi ve saygı sözcükleri her daim herkesin dilinde, sorsanız hayatının
temelinde yer alan iki sözcüktür. Mikrofonu elinize alıp sokaklara çıksanız ve
insanlara bu iki kelimenin anlamını ve hayatlarındaki yerlerini sorsanız,
herkes uzun bir paragraf yazabilecek kadar söyleyecek söz bulur ve herkesi
sevdiklerini, saygının olmazsa olmaz olduğunu dile getirirler. Peki, gerçekten böyle midir? Bir şeyi bilmek, onu hayata geçirmek için
yeterli midir? Ne yazık ki hayır!
Üsküdar - Karaköy motor iskelesi önü
Sevgi toplumu olmaktan giderek uzaklaştığımızı gösteren bu fotoğrafı
Üsküdar motor iskelelerinin önünde kısa bür süre önce üzülerek çektim. Belediye
düşünmüş, oradaki yeşil alanda yaşayanküçük canlar için bir su kabı koymuş.
Vatandaş da bırakın temiz su koymayı, içine pamuktan izmarite kadar elinde ne
varsa atmış, üzerindeki etiketleri soymuş. Bu fotoğraftaki, bu kabın en iyi hallerinden biri. Kimi gün oluyor ki,
izmaritten ve çöpten dibi görünmüyor. Saygısızlık ne yazık ki öyle içimize işlemiş ki; artık çabalarınıza
destek beklemeyi bırakıp “köstek olunmasın yeter” mantığına sahip olmaya başlıyorsunuz. Bu canlar zaten yemek ve su bulmakta bu kadar zorlanırken, önlerine koyulan
bir kap suya da kendi dünyamızın kirini bulaştırmak niye?
Bu kadar düşüncesiz nasıl olunabilinir?
YanıtlaSil